EMANET kavramı
الأَمْنُ
kelimesinin asıl manası, "korkunun gidip gönül huzurunun gelmesi hali"dir.
َلْأمَانَة
emânet, insanın emin ve güvenilir olması, yani kendisine herhangi bir şeyin kalp huzuruyla ve korkusuzca teslim edilebilir ve arzu edildiği zaman da sâlimen alınabilir bir halde bulunması hâline denilir.
İnsanın bu emniyet vasfına bağlı olarak ona teslim edilen şeye de “emânet” denilmektedir.
EMANET
Hakka karşı olan
“Allah tarafından emir olunan şeyleri yerine getirmek yasaklanan şeyleri bırakmak suretiyle ifa edilir.
Kula karşı olan
onlara ait borçları, emanetleri vermekle onlarla iktisadî muamelelerde zararlarına hareket etmemekle ve onların kusurlarını insanlar arasında yaymamakla ve âmirlerin halka karşı adaletle hareket etmeleriyle, âlimlerin de insanları güzelce aydınlatıp ve irşada çalışıp onları bâtıl taassuplara sevk eylememesiyle temin edilir
Kişinin kendisine karşı olan
Her insanın kendi nefsi için din ve dünyaca en faydalı, en iyi olan şeyleri tercih etmesiyle ve şehvet, gazab dünya sevgisi gibi şeyler ile kendisini uhrevî zararlara sevk etmemesiyle meydana gelir
Peygamberi metodla gitmek
2. Teşkilat (Görevlendirme)
3. Cihad (Mücadele-Tebliğ)
a. Maddi
2. Kitleselleşme (demografik güç)
b. Manevi
2. Yeterli manevi hazırlık
Ey iman edenler, (savunma ve korunma) tedbirinizi alın da bölük bölük ya da topluca çıkın (seferber olun).{71}
|71|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ خُذُوا۟ حِذْرَكُمْ فَٱنفِرُوا۟ ثُبَاتٍ أَوِ ٱنفِرُوا۟ جَمِيعًۭا
Tedbir Almak
Peygamberin tedbirlerini almak
Nisa Suresinde Münafık Ahlakı Profili
Nisa 60
Hak varken tağutun mahkemesini isterler.
Nisa 61
Hakka çağrılınca, doğruya teslim olmayıp daha da uzaklaşırlar.
Nisa 62
Haksızlıkları ortaya çıkınca, ''Biz iyi bir şey yapmak istedir'' derler. Yaptıklarını bir kılıfa sokup, güzel ve ahlaklı göstermeye çalışırlar.
Nisa 63
Onları haklı gösterme!? Etkili söz söyle!
Nisa 64
Hatalarını anlasalar (kabullenseler) Allah onları affedecek. O halde anlamalarını sağlayacak öğütler ver.
Nisa 65
Hakkı kabullenip yerine getirirken, sadece şekilsel itaate değil, kalbiyle kabul etmesi ve içselleştirmesi sağlanmalıdır.
Nisa 66
Böylesine ağır cezalar verildiğinde, bünyesi ağır cezayı da kaldıramaz, denileni de yapamaz.
Nisa 64-68
Allah, münafığa bile açık kapı bırakıyor. O halde münafık olmayıp, bu ahlakların bir kısmını üzerinde bulunduranlara da kapıyı açık bırakmalıyız.
Nisa 69
Allah'ın hükmüne itaati seçenler; sıddıkların, iyilerin tarafını seçecektir.
Nisa 70
''Allah bilir'' bu yeter!
|59|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَأُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنكُمْ ۖ فَإِن تَنَٰزَعْتُمْ فِى شَىْءٍۢ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌۭ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا
Ulü’l-Emr kavramı
1. emir sahipleri, emir verme salahiyetine sahip âmirler demektir. Bundan maksadın müslüman yöneticiler ve âlimler olduğu belirtilir.
2. Ayrıca gerek halk tabakasının gerekse idare mevkiinde bulunan yöneticilerin, bilmedikleri konularda âlimlere başvurmaları gerekmektedir.
3. “ulü’l-emr” kavramı içerisinde hem âlimlerin hem de yöneticilerin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Sahâbî ve tâbiûn ile müfessirlerin bu konudaki görüşleri beş maddede toplanabilir:
a) Ülü’l-emr, râşid halifelerdir.
b) Ülü’l-emr, şer’î hükümler konusunda fetva veren müctehid bilginlerdir.
c) Ülü’l-emr, ehl-i hall ve'l-akd denilen müctehid bilginlerin icmalarıdır. (ebu bekir er razi)
d) Ülü’l-emr, ordu komutanlarıdır.
e) Ülü’l-emr, imamlar, fâzıl ve âdil fakihlerdir.
İmam Mevdûdi Görüşü:
"Müslümanların herhangi bir işinin başında olan herkesi kapsar. Din âlimleri, düşünürler, politik liderler, yöneticiler, mahkemelerdeki kadılar, kabile başkanları ve buna benzer kimseler" (Tefhîmu'l-Kur'an, İstanbul 1991, I, 371) .
Ey iman edenler. Allah'a itaat edin, Resule ve sizden olan emir sahiblerine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız onu Allah ve Resulüne arz edin (onların emirlerine göre halledin). Bu (sizler için) hem hayırlı ve hem de sonuç bakımından daha güzeldir.
(4-Nisâ 59)
Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.
Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah Semi'dir (herşeyi işitendir), Basir'dir (hakkıyle görendir).
(4-Nisâ 58)